Haftanın Yazıları

Bizans İmparatorluğunda Yönetim

Pinterest LinkedIn Tumblr

Yönetim kavramı, Türkçede idare ve çekip çevirme anlamında kullanılmaktadır. Kaynaklarda yönetim farklı şekillerde de tanımlanmıştır. Genel ve işletme yönetimi şeklinde iki farklı şekilde ayrım yapılabilmektedir. Konumuz olan yönetimin genel tanımı, insanların amaç ve çıkarları doğrultusunda sağladığı iş birliği ve belirlenen hedefler çerçevesinde yöneltme ve yürütme gayretlerinin toplamıdır. İşletme yönetimi ise ekonomik bir hedef doğrultusunda kurulan işletmelerin emek gücünü ve maddi kaynakları en uygun şekilde idare etmesidir. [1]

Politik sistemlerin ve yönetim şekillerinin teşekkül etmesinde, coğrafik, toplumsal ve iktisadi faktörlerin etkisi olmuştur. Dolayısıyla geçmişten günümüze birçok politik ve yönetim şekilleri oluşmuştur. Toplumların kendine münhasıran niteliklerine göre devletlerin örgütlenişi ve şekilleri değişiklik göstermiştir. [2]

İnsanlık tarihinin başlangıcından beri birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Anadolu toprakları, yer altı ve yerüstü kaynaklarının zenginliği, iklim yapısı, faydalı toprakları ve doğu ve batı arasında köprü olan coğrafi avantajı ile toplumların önem verdiği önemli bir merkez olmuştur. [3] Bizans; Anadolu, Suriye, Mısır, Filistin ve Balkan Yarımadası’nda 330-1453 yılları arasında hüküm süren ve Doğru Roma olarak da bahsedilen bir imparatorluktur. [4] Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sağ çıkan Bizans, 1453’te Osmanlı’ya karşı mağlup olana kadar, yaklaşık bin yıl yaşamaya devam etmiştir. Varlığı süresince Avrupa’da birçok konuda güçlü bir ülke olmuş ve çeşitli konularda da öncülük etmiştir. Ayrıca “Bizans İmparatorluğu” kavramı imparatorluğunun çöküşü akabinde tarihçiler tarafından türetilmiştir. İmparatorluk halkı kendilerine “Romalılar” veya “Roma İmparatorluğu” demekteydi. [5]

Bizans İmparatorluğunda Yönetim

Bizans İmparatorluğunun yönetim şeklinin temelini imparatorluk oluşturmaktadır. Uygulanan devlet şekline göre iktidar kuvvetinin esasında imparator yer almakta ve devlet sisteminin bütününü denetim altında tutmaktadır. Dönemler itibariyle farklı unvanlara sahip olan imparatorların en bilinen unvanları arasında “ceasar” ve “augusus” yer almaktadır. Yaşı büyük olanlara verilen ve “imparatorun” karşılığı yerine geçen “aktokrator” unvanı da kullanılmıştır. Konstantionus dönemi itibariyle de despot unvanı da Bizans devletinin çöküşüne kadar kullanılmıştır. [6]

Erken Bizans Devleti’nin (330-717) monarşik sistemi, Augustus tarafından oluşturulan imparatorluk düzeninden miras kalmıştır. Geç Roma İmparatorluğunda ise farklı bir yapı ortaya çıkmıştır. Severas ile başlayan “Yeni imparatorluk” değişimi çerçevesinde ilk olarak Diocletianus akabinde Constantinus tarafından tekrar yapılandırılmış ve imparatorun bütün kamusal yetkileri tek elde toplanmış ve böylece imparator güçlü bir otoriteye sahip olmuştur. [7]

Hristiyan imparatorluğuna dönüşen yönetim anlayışıyla birlikte, imparatorlar kiliseyle ilgili hususlara ayrıca önem vermek zorunda kalmıştır. I. Konstantinos’tan itibaren imparatorların, kiliselerin örgütlenmesine müsaade etmiş ve idari hususlarda da desteğini sunarak devletin siyasi ve idari teşkilatının kapsamına dâhil ettiği görülmektedir. Dolayısıyla kiliselerin, imparatorluğun içişlerine müdahalesi de kaçınılmaz hale gelmiştir. İlk etapta fiili bir müdahale söz konusu olurken zamanla kurumsal bir müdahale şekline dönüşmüştür. [8] Esasen dini, sivil ve askeri kurumlar imparatorluğun birliğini oluşturan bir otorite haline bürünmüştür.

Sınırsız yetkilere haiz olan Bizans imparatoru, üst düzey yöneticileri atarken kendisine yakın ve güvendiği kişiler olmasına dikkat ediyordu. İmparatorluğun siyasal kurumlarının en tepesinde imparatorluğun yönetildiği saray teşkilatı ve İstanbul yer alıyordu. Bu sistem Roma devletinden kalma gelenekler kapsamında oluşturulmuştur. [9]

Sonuç

Roma imparatorluğunun idari teşkilat yapısı, döneme uygun bir yapıya sahip olduğunu ve Cumhuriyet döneminde ise oluşturulan sistem üzerinden değişikliğe gidilerek monarşiden demokrasiye intikal ettiğini söyleyebiliriz. İmparatorluk dönemiyle birlikte birçok kurum fonksiyonunu kaybetmiş, böylelikle idari yapıda bir dönüşüm sağlanmıştır. Bununla birlikte imparatorluk, öncelikle Avrupa’da Hristiyanlığın yayılmasında katkısı sağlamış ve toplumların ve yönetim biçimlerinin gelişimi noktasında da katkısı olmuştur. Bu itibarla, günümüz Avrupa’sının siyasi yapısının temelini de Doğu Roma oluşmuştur.

[1] Hasan YENISU, Ersin; ŞAHIN, Fatih; ÖZTEKKELI, ‘YÖNETİM DÜŞÜNCESİNİN EVRİMİNDE SİSTEM KURAMININ ETKİLERİ: KAVRAMSAL BİR ÇÖZÜMLEME’, Akademi Sosyal Bilimler Dergisi, 2019, 514–27.

[2] M. SENCER, ‘Yönetimin Tarihsel Evrimi ve Yönetim Sistemleri’, Amme İdaresi Dergisi, 18(2) Haziran, 141–60.

[3] C. Caner, ‘Pers Istilasına Kadar İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Devlet ve Yönetim’, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Tezi, 2007.

[4] Işın DEMİRKENT, ‘BİZANS’, 2021 <https://islamansiklopedisi.org.tr/bizans>.

[5] . John L. Nicol, D. MacGillivray ve Teall, ‘“Byzantine Empire”’, Encyclopedia Britannica, 2020 <https://www.britannica.com/place/Byzantine-Empire>.

[6] Murat. Baskıcı, ‘Bizans’ta İmparatorluk Kurumu’, Mülkiyeliler Birliği Yayınları No:25, Ankara, 2001, 245–50.

[7] Cecile Morrisson, (Çeviri: Aslı Bilge) ‘Bizans Dünyası – Doğu Roma İmparatorluğu 330-641’, Ayrıntı, 2014.

[8] Levent KAYAPINAR, ‘BİZANS TARİHİ’, T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2298 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1295, 2019, 176–95.

[9] KAYAPINAR.

Kamu Yönetimi alanında yüksek lisans eğitimine devam etmekte ve ilgi duyduğu konularda içerik üretmektedir.

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.