Kale çizgisi teknolojisi başarılı oldu mu?

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Oy Kullanılmamış)
Loading...
 

Futbol maçlarının kaderi sıklıkla doğru veya tartışmalı anlık bir kararla belirleniyor ve bu kararların sahadaki takımlar için yarattığı sonuçların etkisi uzun vadeli olabiliyor. Yıllardır sahalarda gerekli kararları alma görevi maç hakemlerine verilmiş durumda, ama sporun artık ticari bir faaliyete dönüşmesiyle birlikte, hakemlerin verdikleri kararlar da medya ve izleyiciler tarafından irdelenilir oldu. Daha önemlisi, modern futbolun sürekli artan hızı hakemlerin işini iyice zorlaştırarak, bir oyuncuya faul mu yapıldı yoksa ceza sahası içinde kendini yere mi bıraktı, ya da top kale çizgisini geçti mi gibi tartışmalı pozisyonlarda doğru karar vermeyi neredeyse imkansız hale getirdi. Bugüne kadar en büyük tartışmalara yol açan, topun çizgiyi geçip geçmediği konusu oldu: Geoff Hurst’ün 1966 Dünya Kupası’ndaki meşhur golü ve Frank Lampard’ın Almanya karşısında 2010 Dünya Kupası’ndaki iptal edilen golü benzer tartışmaların iki yönünü de sergiliyor.

Bu olayla birlikte Premier Lig ve Euro 2012’deki birçok başka olay sonucunda FIFA, orta ve yan hakemlere yardımcı olması ve topun çizgiyi geçip geçmediği konusunda nihai kanıt sunması amacıyla, kale çizgisi teknolojisinin kullanımına resmi onay verdi. Bu kararlar sonuçta şampiyonları ve küme düşenleri belirleyebileceği gibi bahisleri kazanan ve kaybedenleri de belirleyebilir, nitekim kritik bir kararın zarar gören tarafında olmak oyuncular, teknik direktörler, taraftarlar ve bahisçiler için benzer şekilde acı verici. Bu sistemi herkes onaylamasa da, kale çizgisi teknolojisi günümüz futbolunda gerçek bir fark yaratmaya başlamış durumda.

Nasıl çalışıyor?

GoalControl Almanya’da bulunan ve öncelikli olarak futbol için kale çizgisi teknolojisi yaratmayı amaç edinmiş bir şirket. Bu şirket, tenis, snooker ve rugby gibi diğer spor dallarında kullanılan teknolojinin verimliliğini mükemmel seviyelere çıkararak baştan sona doğru kararların verilmesini sağladı; görüntüyü tekrar oynatma ve hareket sensörü teknolojileri daha önceden de vardı, ama asıl konu bu teknolojiden üst düzey verimlilikle ve hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde futbolda nasıl yararlanılacağıydı. Nihai kanıt elde etmek için GoalControl, GoalRef ve Şahin Gözü’yle birlikte kullanıldı ve 14 yüksek hızlı kamera (stadın her iki tarafında her iki kaleye yöneltilmiş 7’şer tane olmak üzere) çeşitli yüksekliklere ve açılara yerleştirildi. Her bir kamera saniyede 500 görüntü alabilme ve topun 5 milimetrelik (0,2 inçlik) hareketlerini saptayabilme kapasitesine sahip. Bu kapasite isabetli bir kararın kayda değer hızda alınabileceğini gösteriyor. Merkezi bir görüntü işleme ünitesi kamera verilerini fiber optik kablolar aracılığıyla alıyor ve topun çizgiyi geçtiğini doğrulayan sanal bir resim sunuyor. Hakemler kablosuz şekilde iletilen bilgiyi, maç sırasında taktıkları saat aracılığıyla alıyor ve saatin titreşimi golün verilmesi gerektiğini işaret ediyor.

Artıları ve eksileri

Kale çizgisi teknolojisi, bir saniyeden kısa sürede insan gözünün kestiremeyeceği kararların doğru verilmesini sağlayarak gerçek bir fark yarattı. Ceza sahasındaki kargaşalar, kalecilerin eline değen toplar ve şiddetli gelen şutlar herhangi bir orta veya yan hakemin kaleyi iyi görmesini engelleyebilir. Dolayısıyla, topun içine yerleştirilen bir çip yardımıyla topun her hareketini tam olarak yakalayan kameraların varlığı, önceden hakemlerin sırtında olan ciddi bir yükü hafifletti. Futbol maçlarının durup başlaması ve yavaşlaması yönündeki endişeler, oyunun aynen eski hızında akmasını sağlayan üst düzey verimliliğe sahip kale çizgisi teknolojisi sayesinde giderildi.

Ancak, teknolojinin futbola dahil edilmesiyle birlikte gelen bazı olumsuz yanları da mevcut ve sistemin bu şekilde uygulanması fikri herkesin hoşuna gitmiyor. Konu topun çizgiyi geçip geçmediği olunca sıkça gündeme gelecek hataların önlenmesi açısından hakemlere gerekli desteği sağlamış olsa da, kale çizgisi teknolojisi futboldaki insan unsurunu kayda değer şekilde geri plana itti. Futbol ticarileştikçe ve spor olma niteliğinin bir kısmını kaybettikçe, kritik kale çizgisi kararlarının, kolayca yanlış karar vererek büyük tartışmalara yola açabilecek orta ve yan hakemlerin  elinden alınması kaçınılmaz oldu. Kale çizgisi teknolojisini entegre etmenin kayda değer maliyetini de dikkate almak gerek; Almanya’nın en üst iki ulusal ligindeki kulüplerin çoğu, topun içine konacak çipin maliyetinin 200.000 Euro’dan başladığını, ve GoalControl ve Şahin Gözü’üyle birlikte maliyetin 400.000 Euro’ya çıktığını öne sürerek, teknolojinin kullanımına karşı oy verdi. Bu durum, bir yandan teknolojiyi yalnızca kalburüstü liglerde kullanılabilir kılıyor, diğer yandan da kısıtlı bütçelerle çalışan kulüplerin maliyeti karşılamakta zorlanacağı anlamına geliyor.

 

2 Comments

  1. best54 Tem 1, 2015 Reply
  2. Orhun Eki 22, 2015 Reply

Yorum Yapın