Haftanın Yazıları

Konut, konut hakkı ve konut politikaları

Pinterest LinkedIn Tumblr

Konut, genellikle kapalı bir yer olarak tarif edilmekle birlikte insanın barınma gibi önemli bir gereksinimini de sağlamaktadır. Tarih boyunca insanlar yaşadıkları zaman faktörlerine göre değişiklik gösteren ve barınma ihtiyaçlarını da karşılayabilmek için farklı yerler kullanmışlardır. İlk olarak, direkt doğanın imkânlarını kullanılmaya çalışılmış akabinde gelişim göstermeleriyle birlikte kendi inşa ettikleri yerler ile barınma gereksinimlerini karşılamışlardır. Göçebe yaşamdan yerleşik bir hayata intikal ile kırdan kente doğru bir kayma söz konusu olmuş ve doğanın bahşettiği barınma imkânlarından kendi inşa ettiği barınma imkânlarına intikal etmiştir. Bu bağlamda, insanın var olmasıyla birlikte barınma sürecinin başladığını ve bu süreç içerisinde inşa etmiş olduğu konutların da özelliklerinde de değişiklikler meydana gelmiştir. [1]

                Konut, insanların barınma gereksinimini karşılamasının yanı sıra kültürel, ekonomik, toplumsal hatta siyasal tarafları nedeniyle devletin de müdahalede bulunması gereken bir husustur. Kuşkusuz devletin bu yöndeki müdahalesi konut politikaları vasıtasıyla gerçekleştirilir. Konut politikalarının da başta siyasal, toplumsal ve ekonomik alanlar ile yakın bir ilişkisi bulunmaktadır. Toplum içerisinde konut gereksinimini tekabül edemeyen, ortalama kaliteye sahip bir standarda erişemeyen bir kesimin toplumdaki bütün sınıfları da etkileyebilecek bir probleme dönüştürme potansiyeli de bulunmaktadır. Dolayısıyla devletin, konut politikaları yoluyla uygulayacağı amaçla problem ortaya çıkmadan veya problemin yayılmasını engelleyecek sorunları çözüme kavuşturmaktır. İçerisinde bulunduğumuz yüzyılda konut politikası, kapitalist sistemi öne çıkaran ve adaletsiz bir gelir dağılımının çözüme kavuşturulması yerine ekonominin hareketlenmesine odaklanmıştır. Bununla beraber inşaat sektörünün bir lokomotif olarak kullanması ve finans sektörünün de hareketlenmesini sağlamıştır. [2]

Konut politikasının tarihine baktığımızda, temelinde sosyal konut politikasının olduğunu ve konut gereksinimini mevcut şartlar için temin edemeyen bireylerin konut gereksinimini temin edilmesine yönelik merkezi teşkilatın ve yerel yönetimlerin bu minvalde faaliyetlerinden oluşmaktadır. Konut politikasının amacı daha geniş bir ifadeyle, devletin konut gereksinimini gelir düzeyinin yetersizliğinden dolayı temin edemeyen, verimsiz konutlarda yaşamayan çalışan vatandaşlarına karşı sunulacak hizmetlerle birlikte konut standartlarını yükselterek ve planlanmış bir konut yerleşimini gerçekleştirecek düzenlemelerde bulunur. Bu bağlamda, sosyal politikaların tesirinin arttırılmasına yönelik uygulanacak çalışmaların önemli bir adımı sayılan sosyal konut politikası, esasında konut politikasının temelidir. [3]  

Konut, konu edildiğinde birbirinden özgür düşünülemeyecek kavramlarla karşı karşıya gelinmektedir. Bu kavramlardan sanayileşme, bir ülkenin kentsel dokusunu, yerleşim birimlerini ve mimarisini etki edebilecek bir faktördür. Diğer bir kavram göç ise konut politikalarının oluşmasında önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla karşımızda çıkan bu kavramlar esasında konut konu edildiğinde ve konut kelimesinin geçtiği birçok alanda yer almaktadır. [4]

Uluslararası Sözleşmede ve Anayasa’da Konut Hakkı

Ekonomik Toplumsal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 11. Maddesi gereği sözleşmeye taraf olan devletler tarafından, herkesin konut hakkının sayıldığı belirtilmiştir. Sözleşme konutun; giyim, beslenme gibi yeterli bir yaşam seviyesine ve yaşama koşullarından arasından biri olarak kabul edilmesi nedeniyle bu yönüyle mühimdir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 16 Aralık 1966 tarihinde kabul edilip, 3 Ocak 1976 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Türkiye, Sözleşmeyi 15 Ağustos 2000 tarihinde imzalamasına karşın TBMM tarafından onaylanmamıştır. 1982 Anayasası’nın 57.maddesinde de konut hakkı şu şekilde düzenlenmiştir. “Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.[5]

Konut Politikası

Konut politikası, konut alanında ortaya çıkan problemlerin çözümü ve var olan durumun sağlıklı hale getirilmesini içermektedir. Bununla beraber konutun, içinde bulunan anda ve tahmin edilen hane halkı rakamlarına göre konut gereksinimlerini, değerini, niteliğini, belirlenen ortalama standartların güvenceye alınması ve kontrolünü içermektedir. [6]

Konut politikalarının ve bunların uygulanmasını sağlayan devlet; merkezi ve yerel yönetimlerin olması politikaların oluşturulması noktasında ve uygulanabilirliğinin esasında devletin bir niteliğinin belirleyiciliğini göstermektedir. [7] Konut politikalarının yaratılmasında temel gaye, konut problemlerinin çözüme kavuşturulmasıdır. Konut problemi: nüfus yapısı ve konut sayılarındaki orantısızlık, konutların vasıflarındaki eksiklikler, kabul görmüş konut standartlarının uygulanamaması ve gelir eşitsizliğinin kendini göstermesiyle konutlara erişim noktasındaki eşitsizlik başta ekonomik, kültürel ve siyasal sorunları da beraberinde getirerek sorunların iç içe geçmesini sağlamaktadır. Konut probleminin çözüme kavuşturulması için, problemlerin bütün yönleriyle ele alınması ve sosyal devlet anlayışı ile bir konut politikası oluşturulmalıdır.[8] Son olarak Ruşen Keleş şu şekilde bir tanım yapmıştır: ”Ailelerin konut gereksinimlerini karşılamak adına devletlerce tespit edilen önceliklere göre alınacak yasal ve eylemsel tedbirlerin bütününe konut politikası denilmektedir.[9]

Konut Politikalarının Tarihsel Gelişimi

Konutların birçok farklı fonksiyonları olmalarına rağmen bir dizi sorunları da ortaya çıkarabilmektedir. Bu yüzden devletler dönemlerine göre konut sorunları kapsamında politikalar oluşturmak durumundadırlar. Konut politikalarının gelişimini tarihsel çerçevede dört dönemde ele alınmaktadır. [10]

  1. Dönem: İkinci Dünya Savaşı Öncesi ( Sanayi Devrimi )
  2. Dönem: İkinci Dünya Savaşı Sonrası ( 1945-1970 )
  3. Dönem: 1970-1990 arasındaki Neoliberal Yaklaşım
  4. Dönem: 1990 sonrası Küreselleşme

Neo-liberal sürecin uzantısı olarak ortaya çıkan küreselleşme döneminde, devlet sadece tam kamusal mallar noktasında sunucu olma göreviyle küçülmeye gitmiştir. Bu kapsamda devletin görev noktasında küçülmesi, esasında deregülasyon, özelleştirme, sosyo-ekonomik ve yapısal reformlar gibi politikalar devletlerin temel stratejileri haline gelmiştir. [11]

Sonuç

Kentlerin birçok faktöre bağlı olmasıyla birlikte gittikçe büyümesi, ekonomik ve toplumsal bir dizi problemleri de ortaya çıkarmaktadır. Bu şekilde kendini gösteren kentleşme, genelde gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde görülmektedir. Artan nüfusla birlikte oluşan hızlı kentleşme, çevresel problemler, işsizliğin artışı ve adaletsiz bir hizmet erişimine neden olabilmektedir. Konut fiyatlarının yüksekliği, denetimleri yetersiz olması ve izinsiz yapılaşmaların artması gibi kötü yaşam koşullarını yol açan standartlara uymayan konutlar inşa edilmiştir. Karşı karşıya kalınan bu problemlerin çözümü noktasında uygulanacak politikalar daha da ayrıntılı hale gelmiştir.

Konut politikalarının ve kentleşmenin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için dikkat edilmesi gereken konu, konut üretiminin dar ve alt gelir kesimlerini kapsayacak bir şekilde revize edilmesidir. Bununla beraber, merkezi ve yerel yönetimlerin konut politikası noktasında alması gereken sorumlulukların belirginleştirilmesi neticesinde de daha uygun bir maliyet sağlanacaktır. Son olarak, kentlerin toplumsal yapılarını, dokularını ve gereksinimlerini profesyonel bir seviyede analiz edilmesi gerekir.

Kaynakça

ALKAN Leyla & UĞURLAR Aysu, ‘TÜRKİYE’DE KONUT SORUNU VE KONUT POLİTİKALARI’, Kent Araştırmaları Enstitüsü, 2015

Çetin, S, ‘KALKINMADA KENTLEŞME VE KONUT POLİTİKALARININ ÖNEMİ’, Hukuk ve İktisat Araştırmaları Dergisi, 2012, 293–304

Debate, The Housing, ‘Lowe, S.’, Bristol:The Policy Press, 2011

Keleş, Ruşen, ‘“İnsan Hakkı Olarak Barınma Hakkı ve Kentsel Dönüşüm’, Ankara: AÜ SBF Yayınları, 2007, 429–43

KELEŞ, Ruşen, ‘Kentleşme Politikası’, İmge Kitapevi, 2002

Malpass, P., Murie A., ‘Housing Policy and Practice’, 5. Ed., 1999

Önver, M. Ş., ‘Konut ve Konut Politikası’, IJOPEC Yayıncılık, 2016 <https://www.researchgate.net/profile/Makbule-Siriner-Oenver/publication/325145610_Makbule_Siriner_Onver_Konut_ve_Konut_Politikasi/links/5c4af53792851c22a38ee519/Makbule-Siriner-Oenver-Konut-ve-Konut-Politikasi.pdf>

 

 

[1] M. Ş. Önver, ‘Konut ve Konut Politikası’, IJOPEC Yayıncılık, 2016 <https://www.researchgate.net/profile/Makbule-Siriner-Oenver/publication/325145610_Makbule_Siriner_Onver_Konut_ve_Konut_Politikasi/links/5c4af53792851c22a38ee519/Makbule-Siriner-Oenver-Konut-ve-Konut-Politikasi.pdf>.

[2] Önver.

[3] Önver.

[4] S Çetin, ‘KALKINMADA KENTLEŞME VE KONUT POLİTİKALARININ ÖNEMİ’, Hukuk ve İktisat Araştırmaları Dergisi, 2012, 293–304.

[5] Ruşen Keleş, ‘“İnsan Hakkı Olarak Barınma Hakkı ve Kentsel Dönüşüm’, Ankara: AÜ SBF Yayınları, 2007, 429–43.

[6] The Housing Debate, ‘Lowe, S.’, Bristol:The Policy Press, 2011.

[7] Murie A. Malpass, P., ‘Housing Policy and Practice’, 5. Ed., 1999.

[8] Önver.

[9] Ruşen KELEŞ, ‘Kentleşme Politikası’, İmge Kitapevi, 2002.

[10] ALKAN Leyla & UĞURLAR Aysu, ‘TÜRKİYE’DE KONUT SORUNU VE KONUT POLİTİKALARI’, Kent Araştırmaları Enstitüsü, 2015.

[11] ALKAN Leyla & UĞURLAR Aysu.

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.