Haftanın Yazıları

Tanzimat Sonrasında Osmanlıda Devlet Yönetimi

Pinterest LinkedIn Tumblr

Giriş

            Osmanlı’da Tanzimat dönemine kadar kullanılan temel hukuk sistemi İslam hukukuna dayanmaktaydı. İslam hukukunda ise Müslüman ve gayrimüslimler toplum içindeki statüleri farklı idi. Farklı bir ifadeyle iki kesimin de devlete karşı sorumluluğu ve yükümlülüğü farklıdır. Tanzimat dönemiyle birlikte Osmanlı devlet sisteminde değişiklik yaşanmış ve Müslüman ve gayrimüslimler arasındaki bir dizi farklılıklar kaldırılmıştır.

19.yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Devleti, 3 Kasım 1839 tarihinde Tanzimat Fermanı’nı ilan ederek devrin koşullarına uyum sağlamaya çalışmış ve reformlar yoluyla devletin gücünü tek bir merkezden kullanılmasını sağlamıştır. Buradaki merkeziyetçilik esasında devletin idari, mali ve hukuki alanlarda totaliter ve tek biçim bir kontrol mekanizması oluşturulmaya çalışılan bir sistemdir. Tanzimat entelektüelleri, ülkenin kurtuluşu ve ilerlemesi için merkeziyetçi bir idari sistemi öngörüyorlardı. Bu sistemi gerçekleştirmek için padişahın yetkileri azaltılmış ve reformcu bürokratların yetkileri arttırılarak bürokrasiyi ön plana taşımışlardır. Ortaya çıkan siyasi güç ile “Tanzimat Büroksasisi” yaratılmıştır.

Tanzimat ve Sonrasında Devlet Yönetimi

Devlet yönetiminin merkezileşmesinde Babıali’de kurulan meclislerin büyük etkisi olmuştur. Klasik dönemdeki Divan-ı Hümayun teşkilatından farklı olarak daha fonksiyonel meclisler oluşturulmuştur. Oluşturulan meclisler; Meslis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliyye, Meclis-i Dâr-ı Şurâ-yı Askerî, Meclis-i Ali-i Tanzimat, Meclis-i Umur-u Nafia ve Meclis-i Maarif-i Umumiye gibi farklı nitelikli meclisler kurulmuştur. Oluşturulan bu meclisleri ana görevi bağlı oldukları bakanlıklara karşı danışmanlık hizmeti görmesidir. Tanzimatçı aydınlar, oluştukları yeni meclis sistemiyle bürokratik ve merkeziyetçi bir sistemi öne çıkarmışlardır. II. Mahmut döneminde oluşturulan otokratik yapı, karşılaşılan problemlere rağmen daha da güçlenmiştir. Ancak valilerin yetkilerini kuvvetlendiren fermanla ile birlikte merkeziyetçi sistemde zayıflık oluştu. Islahat Ferman’ının yayımlanmasıyla birlikte merkeze uzak bölgelerde isyan çıkmış ve bu bağlamda Babıali eyaletlerdeki kontrol eksikliğini hissetmiş oldu. 1864 ve 1871 Vilayet Nizamnamesi ile birlikte idari sistem daha merkeziyetçi bir hale getirilmiş oldu.

Tanzimat Sonrası Askeri Teşkilat

            Tanzimat Fermanından sonra Osmanlı ordusunda çağdaş yapıda bir örgütlenmeye gidilmiş ve Genelkurmay Başkanlığına karşılık gelen “seraskerlik” makamının önemi de artmıştır. Çağdaş orduya takviye amacıyla oluşturulan taşrada görevlendirilmek üzere “redif birlikleri” adıyla yedek birlikler de oluşturulmuştur. Subay ihtiyacının karşılanması için de 1834 yılında Harbiye Mektebi açılmıştır. Anadolu ve Rumeli’de bazı bölgelerde oluşturulan Asakir-i Mensure’nin adı, Abdülmecit döneminde “Asakir-i Nizamiyye” olarak değiştirilmiş ve Abdülaziz döneminde ise “Hassa Alayları” kurulmuştur. 1911 yılında da Erkan-ı Harbiye himayesinde bir havacılık şubesi açılmıştır.

İktisadi Dönüşüm ve Mali Yapının Islahı

19.yüzyıl birçok devleti etkilediği gibi Osmanlı İmparatorluğunda da bir dizi reformlara neden oldu. Kapalı bir ekonomik modele sahip olan Osmanlı’da değişimlerle birlikte üretim noktası bir dönüşüme girmiştir. 1840-1876 yılları arasında dünyada ticaretin hareketlendiği bir dönem olmuştur. Avrupa’da ortaya çıkan sanayi devrimi ile birlikte üretim biçimi, 19. yüzyılın uluslararası ticaret şeklini de biçimlendirmeye başlamıştır. Sanayi devrimini uygulayabilen ülkelerin, hammadde ve pazar alanındaki temel gereksinimleri karşılama noktasında gelişmesi mümkün olan Osmanlı devletindeki ticareti biçimini de etkilemiştir. Avrupa devletleri ile imzalanan zoraki ticaret anlaşmaları, Avrupalı devletlerini lehine gerçekleşmiştir. Ayrıca Osmanlı şehirlerinde, lonca himayesinde örgütlenen ekonomik düzen yerine limanlara yakın kurulan şirketler, bankalar ve sigorta acenteleri gibi kuruluşlar oluşturulmuş ve yeni ekonomik düzene geçilmiştir.

Tanzimat Fermanı ile birlikte, vergilerin toplanmasında uygulanan iltizam sistemine son verilmiş ve kamu gelirlerinin toplanılması görevi, padişah tarafından ataması yapılan “Muhassıl-ı Emval” ismindeki maliye memurları tarafından yerine getirilmiştir. Maliye memurlarına yardımcı olmak için (vergiler toplanırken yolsuzlukları önlemek amacıyla) kazalarda “büyük meclis” oluşturulmuştur. Oluşturulan bu meclis, halk tarafından seçilen dört kazalarda “büyük meclis” oluşturulmuştur. Oluşturulan bu meclis, halk tarafından seçilen dört üyeden meydana gelmekteydi. Maliye memuru tayin edilemeyen kazak, kasaba ve köylerde ise “küçük meclis”ler oluşturuldu.

Kaynakça:

Z. S. Zengin, ‘Tanzimat ve Sonrası Dönemde Osmanlı Toplumunda Gayrimüslimler ve Din Eğitimi.’, Değerler Eğitimi Dergisi, 2008, 139-170.

Cabir DOĞAN, ‘Tanzimat Dönemi Osmanlı Merkeziyetçi Bürokratik Yapısının Kurulması ve Karşılaşılan Bazı Güçlükler’, SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi, 2014, 55–68.

İlber ORTAYLI

Bayram. KODAMAN, ‘“Hamidiye Hafif Süvari Alayları II. Abdülhamit ve Doğu- Anadolu Aşiretleri”’, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, İsmail Hakkı Uzunçarşılı Hâtıra Sayısı, Edebiyat Fakültesi Matbaası, 1979.

A ÖZCAN, ‘“Osmanlılar”’, TDV İslâm Ansiklopedisi (33.Cilt), 2007, 509–12.

Yılmaz Arzu ASLANTÜRK, ‘Tanzimat Sonrası Osmanlı Şehirlerinde Taşrada Yerel Hizmetlerin Yeniden Örgütlenmesi’, AKSARAY ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİBİLİMLER FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2018.

Bilal ERYILMAZ, ‘Tanzimat ve Yönetimde Modernleşme’, İstanbul: İşaret Yayınları., 2017.

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.