Haftanın Yazıları

Türkiye’de Çok Partili Hayata Geçiş (1946-1960)

Pinterest LinkedIn Tumblr

Çok partili hayatın benimsendiği demokratik sistemlerde genel seçimlerin meramı, seçilecek iktidarın belirli bir sürede görev yapması ve iktidarın denetim mekanizması görevini ifa edecek muhalefetin belirlenmesidir. (TÜRK Sami Hikmet Prof. Dr. 1996)

Cumhuriyet’in kuruluşundan beri tek partili dönem yaşan Türkiye, 1945 yılından sonra iç ve dış faktörlerin etkisiyle gerekli mevzuat çalışmalarını yapmış akabinde 1945 yılında Milli Kalkınma Partisi ve 1946 yılında da Demokrat Parti kurularak çok partili hayata geçiş yapmıştır. Çok partili hayatın ilk seçimi olan 1946 seçiminde “tek dereceli” ve “açık oy-gizli sayım” temeliyle gerçekleştirildi.

1946 seçimleri, kullanılan seçim esasının demokrasi ile bağdaşmamasından dolayı “şaibeli seçim” olarak anılmış ve Türk siyasal hayatının en çok konuşulan seçimlerinden olmuştur. 1950 seçimlerinde ise “gizli oy-açık sayım” esası kabul edildi ve Demokrat Parti iktidar oldu.

1946 yılından 1960 yılına kadar yapılan seçimlerde “kapalı listeli basit çoğunluk” sistemi kullanılmıştır. 1960 yılından sonra ise nispi temsil sistemine geçiş yapılmıştır.

Seçim Sistemleri

Demokratik yönetim biçimlerinde iktidar gücünü halkın oyundan almaktadır. Dolayısıyla uygulanan seçim sistemleri, demokrasiler için meşruiyetin esasını oluşturmakla beraber devlet-vatandaş bağını sağlayan en önemli vasıtalar arasında yer almaktadır. Hülasa, seçimlerde kullanılan geçerli oyların seçilecek iktidarı ne şekilde belirleyeceğini ifade eden nizamlara seçim sistemleri denir. Mümessillerin belirlenmesinde teknik usuller uygulamakta ve 2 esas işlevleri bulunmaktadır. Birinci işlev parlamentoda çoğunluğun sağlanması neticesinde iktidarın belirlenmesi ve ikinci işlev ise “demokratik temsil” ögesiyle anılan halkın çoğulcu katılımının sağlanması neticesinde parlamentoda farklı görüşlerin yansıması sağlanmaya çalışılmaktadır. (YÜZBAŞIOĞLU 2011)

Seçim sistemleri genelde çoğunluk ve nispi temsil olmak üzere 2 ana gruba ayrılmaktadır. Çoğunluk sistemleri de kendi içinde 3’e ayrılmaktadır; tek isimli (dar gruplu) tek turlu çoğunluk sistemi, tek isimli (dar gruplu) çift turlu çoğunluk sistemi ve liste (geniş bölge) çoğunluk sistemi. Ekseriyetle yeni demokrasilerde tercih edilen nispi temsil sistemi de 2’e ayrılmakta; çevre seçim sayısı ile orantılı seçim sistemi ve birçok Avrupa ülkesinde kullanımı yaygın olan d’Hont sistemi bulunmaktadır. (YÜZBAŞIOĞLU 2011)

Nispi temsil sistemindeki ana amaç, her siyasi partinin sayısal gücüyle orantılı olarak temsil edilmesidir. Ayrıca nispi temsil sisteminin birçok farklı uygulamaları bulunmaktadır. Yaklaşık üç yüze yakın farklı niteliklere sahip nispi temsil sisteminin bulunduğu ve uygulandığı ortaya atılmıştır. Bu sistemlerin genelinde, seçim çevrelerinin büyük olduğu ve il bölünmelerine muvafık olarak düzenlendiği görülmektedir. Dolayısıyla seçim bölgelerinde birçok temsilci çıkabilmektedir. (ÖZGÜL 2002)

Görsel 1. Seçim Sistemlerinin Detaylı Sınıflandırılması

Kaynak: (“DÜNYADA SEÇİM SİSTEMLERİ” 2020)

Seçim Barajları

Nispi temsil sistemini kullanan kimi ülkelerde parlamentoda koşulu olduğu için siyasi partilerin ulusal kapsamda geçerli oyların belli bir oranını almaları koşulu bulunmaktadır. Bu baraj sistemi, oy oranı az olan siyasi partileri saf dışı bırakarak, parlamentoda yer alan partilerin sayısını da azaltmaktadır. Dolayısıyla ulusal veya seçim bölgelerinde uygulanan barajların nispi temsil seçim sistemindeki oransızlığı da arttırmaktadır. (ÖZBUDUN 1995)

Seçim Çevrelerinin Büyüklüğü

Çok isimli seçim çevrelerine uygun olan nispi temsil sisteminde, seçim çevresinin makro boyutta olması sistemin orantı derecesi üzerinde etkili bir role sahiptir.  Çevre mikro boyutta olduğunda orantı derecesi azalmaktadır. Ülkedeki seçmenlerin yüzde 10’una sahip bir siyasi partinin, bir seçim bölgesinde beş adet milletvekili çıkarması muhtemel değildir fakat 10 adet milletvekili çıkaran bölgede milletvekili kazanması daha muhtemeldir. (ÖZBUDUN 1995)

Türkiye güncel haliyle 600 meclis üyesine sahip ve Listeli Nispi Temsil seçim sistemini uygulamaktadır. %10 (Ulusal) Seçim anlaşması yapılması halinde, %10’luk barajın hesaplanmasında anlaşma yapan siyasi partilerin aldıkları geçerli oyların toplamı esas alınır ve bu partiler için ilaveten baraj hesaplaması yapılmaz. (“DÜNYADA SEÇİM SİSTEMLERİ” 2020)

  1. 1946 Genel Seçimleri

21 Temmuz 1946 tarihinde gerçekleştirilen seçimler, Cumhuriyet tarihimizin ilk tek dereceli seçimleridir. (Eraslan 2002) Kapalı liste usulü çoğunluk sistemi uygulanan 1946 seçimleri, 4918 sayılı Milletvekilleri Seçimi Kanunu gereğince yapılmıştır. (ÖZENÇ 2019) Bu sistemde, partiler seçim bölgeleri için milletvekili listelerini hazırlıyor akabinde o seçim bölgesinde en çok oyu alan partiler kazanmış oluyor. (VikiPedia 2019) 6 Haziran 1946 yılında yayımlanan Devlet Memurları Aylıklarının Tevıhit ve Teadülüne dair olan 3656 sayılı Kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu Kanuna bazı maddeler eklenmesi hakkındaki 4598 sayılı Kanuna ek Kanuna göre, Türkiye Cumhuriyeti halkından her (40 000) vatandaş için bir milletvekili seçilmesi öngörülmüştür. Bir diğer önemli husus ise (md.2) seçmen olabilmek için 22 yaşını bitirmiş olmak ve (md.10) milletvekili seçilebilmek için de 30 yaşını bitirmiş olmak gerekiyordu. (T.C. Resmi Gazete 1946)

1946 seçimlerinde uygulanan kapalı liste usulü çoğunluk sistemini şu şekilde işlemektedir: her seçmenin bir adet oyu hakkı bulunmakta ve seçmenler tek aday yerine siyasi partiler tarafından belirlenen tek bir listeye oy vermektedirler. Seçim çevrelerinde en çok oyu alan parti, o seçim çevresindeki tüm koltukları kazanmış oluyor dolayısıyla oy oranının önemi kalmamakta sadece en çok oyu alan bütün koltukları kazanmaktadır. Bu seçim sisteminin kolay ve siyasi partilerin nitelik kazanmasını özendirmesi ve partilerin muhtelit liste oluşturmasına izin vererek dengeli bir dağılım sunması sistemin avantajını oluşturmaktadır. Buna karşın basit çoğunluk ile kazanma durumunda bile parlamento da büyük orandan başarı sağlanabildiği için adaletli bir durumdan uzaklaşılmaktadır. (“DÜNYADA SEÇİM SİSTEMLERİ” 2020)

1946 seçimlerinde uygulanan seçim esası, halkın egemenliğine dayalı yönetim biçimine yani demokrasiye uygun olmasa da çok partili hayata geçişle ile birlikte siyaset sahasında bir çekişmeye ve siyasi toplumsallaşmaya girildiğinin de bir göstergesidir. (YILMAZ 2010a)

2.Dünya Savaşı’nda müttefiklerin demokrasi taraftarı olması ve savaşın kazananı olması üzerine birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de temel hak ve özgürlüklere önem veren bir anlayışa yeşil ışık yakmaya başlamıştır. Müttefiklerle bağı iyileştirmek adına İsmet İnönü bir dizi işlemler yapmış ve ilk olarak Almanya ve Japonya’ya savaş ilan etmiş, bu olaya müteakip San Francisco’da katılım sağlayarak Birleşmiş Milletler Anayasası’nı imzalanmıştır. Türkiye, Müttefiklerin desteğini almaya çalışarak uyguladığı dış politika neticesinde iç politikasında da hareketlilik olmuştur. Esen demokrasi rüzgârından faydalanmak isteyen muhalif kesim, çeşitli konuları içinde barındıran bir dizi talepleri “Dörtlü Takrir” ile resmileştirmişlerdir. Ancak Demokrat Partisi’nin dört kurucusu olacak kişilerin hazırlamış oldukları bu talepleri kabul edilmemiştir. Bu süre içerisindeki Temmuz ayında Milli Kalkınma Partisi kurulmuştur. 7 Ocak 1946 tarihinde de Celal Bayar başkanlığında Demokrat Parti kurulmuştur. (Akandere 2009)

Tek partili hayatın son bulması, iç ve dış etkenlerin oluşumu ve Demokrat Parti’nin kuruluşu akabinde 21 Temmuz 1946 tarihinde çok partinin katılımıyla milletvekili seçimlerinin meydana gelmesiyle olacaktır. Dolayısıyla çok partili hayata intikalin demokratikleşme sürecinin de kılavuzu olduğunu söyleyebiliriz. Gerçekleşen bu tahavvül öncesinde yani tek partili döneminin son zamanlarındaki yapıyı hülasa değerlendirmek gerekirse Cumhuriyet Halk Partisi’nin tek parti iktidarını sürdürerek kurumsallaştırma yoluna gittiğini değerlendirebiliriz. (ÖZENÇ 2019)

Demokrat Parti’nin en büyük fırsatı Fevzi Çakmak olduğu belirtiliyordu ve Çakmak, Demokrat Parti listelerinde yer alarak İstanbul bağımsız adayı olmuştu. Ayrıca Demokrat Parti adayları da farklı meslek kümelerinden oluşmaktaydı. (YÜCEL 2001) CHP, iktidar kalabilmenin yollarını arıyordu ve bu minvalde belediye seçimlerini 4 ay öne alarak ilk adımını attı. İkinci adım olarak 1947 yılında yapılması gereken milletvekili seçimlerini de öne alarak 1946’da “baskın seçimler” e gidilmesini sağladı. (KAYIS 2008) Seçimlere, 6 siyasi parti katılım gerçekleştirmiş ve 397 tanesi CHP, 61 tanesi DP, 7 tanesini de bağımsızlar olmak üzere 465 milletvekili seçilmiştir. (KARPAT 1996) 1946 seçiminin şaibeli olarak anılmasının bir nedeni de seçimin ülke ve il düzeyinde sayısal olarak neticenin kamuoyuna paylaşılmamasıdır. (TUNCER 2008)

Tek dereceli seçimin uygulaması demokratik meşruiyete katkı sağlayan bir öge olarak görülse de 1946 seçimlerinde, yargının uygulaması gereken tarafsızlığı ve güvencesindeki eksiklik ve açık-oy gizli sayım sisteminin tatbik edilmesi toplumun karar verme gücünü olumsuz etkilemektedir. 1946 seçimlerinin bir diğer özelliği ise siyasi toplumsallaşmanın oluşumuyla taze siyasi bir havanın doğmasına neden olmuştur. Bu bağlamda vatandaşların siyasete karşı aidiyet duyduğunu ve kendisinin siyasetin içinde etkisi olduğunu yahut bunu sezdiğini söyleyebiliriz. Son tahlilde 1946 seçimleri için olumsuz durumların yaşanması bir gölge oluştursa da siyasi sosyalleşme nedeniyle taze bir siyaset ortamı, ilişkisi ve yeni bir sürece intikal görülmektedir. (YILMAZ 2010a)

  1. 1950 Seçimleri

14 Mayıs 1950 tarihinde yapılan seçimler, Türkiye’nin demokrasi çerçevesinde yapılan özel bir seçim olarak kabul görmesi ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin 27 yıllık iktidarını bitiren bu 1950 seçimlerine “beyaz ihtilal” nitelemesi de yapılmaktadır.

Demokrat Parti, 1946 yılındaki seçimlerde yaşanan olayların tekrar yaşanmaması için Şemsettin Günaltay Hükümeti’ne tahakkümde bulunarak 7 Aralık 1949 tarihinde yeni bir seçim kanunu tasarısını sunmasına neden oldu. (ERER 1966) 16 Şubat 1950 tarihinde meclise sunulan tasarı onaylanarak yürürlüğe girmiş ve böylece Demokrat Partinin seçim emniyeti hususunda bahsedilen tavsiyeler doğrultusunda değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler kapsamında; seçimler gizli oy-açık sayım, tek dereceli ve çoğunlukçu sistem esası belirlendi. Yeni yasanın en önemli değişikliklerinden bir tanesi de kuşkusuz adli güvencedir ve bunun için Yüksek Seçim Kurulu kuruldu. (TURP 2018) 5545 sayılı Milletvekilleri Seçimi Kanunu’nun 120.maddesi Yüksek Seçim Kurulu’nun kuruluş şekline de yer vermiştir. Buna göre YSK’na altısı Yargıtay, beşi Danıştay genel kurullarının kendi aralarından gizli oyla on bir kişi seçilir. (YSK 2020)

Seçim kanunundaki düzenlemeyle birlikte “aday esaslı blok oy” sistemine intikal sağlanmıştır. Hülasa aday esaslı blok oy sistemi; seçim bölgelerinde siyasi partiler, belirli olan seçim bölgesinden çıkacak milletvekili âdetini geçmemek koşuluyla aday gösterebilmektedir. Bir diğer önemli düzenleme ise mensubu olduğu siyasi partinin aday listesinde bulunan şahıs, yazılı icazet koşuluyla başka bir siyasi parti tarafından da başka bir seçim bölgesinde aday gösterilebilmektedir. Ayrıca parti üyeliği olmayan vatandaşlar da yazılı icazet vermesiyle birlikte bir siyasi partinin listesinde yer alabilme olanağı sağlanmıştır. Bu bağlamda 1946 yılındaki seçimlerden önemli bir fark ortaya çıkmıştır; bir kişiye maksimum 2 seçim bölgesinden aday olma hakkı tanınmıştır. Seçim neticesi akabinde iki seçim bölgesinde galip çıkan kişi, yalnızca birini tercih etme seçeneği sunulmuştur ve tercih edilmeyen yerdeki milletvekilliği de münhal sayılmıştır. Yeni seçim kanununa göre, seçmenler istedikleri adayların isimlerini boş bir kâğıda yazabilir veya bağımsız ve parti adaylarını oy pusulası ile oylarını kullanabilmektedirler. Bu düzenleme hasebiyle aynı dakikada birden fazla partinin adayına oy verme olanağı doğmuştur dolayısıyla karma liste oluşturma imkânı sağlanmıştır. (TÜSİAD 2001)

Demokrat Parti, seçim beyannamelerinde demokrasiyi ön planda tutmak istemiş ve çok partili siyasi hayatın demokrasi ile beraber var olması gerektiğini vurgulamak istemiştir. Diğer taraftan ülkedeki sorunları dile getirerek ekonomik, düşünce ve ifade özgürlüğü ve demokrasi ile uygun olmayan kanunların olduğunu belirtmiştir. (KARADENİZ 2018)

Cumhuriyet Halk Partisi, toplamda 474 erkek 5 tanesi kadın olmak üzere toplamda 479 adet aday listesi açıklamış ve bu aday listelerine göre meslek dağılımları şu şekildedir; avukat, idareci, maliyeci, doktor, tüccar, profesör, çiftçi, hâkim, gazeteci, mühendis, general ve subay, ziraat mühendisi, eczacı, ilahiyatçı, işçi ve fabrikatör yer almaktadır. Buna karşın Demokrat Parti listesindeki adayların meslekleri ise şu şekilde açıklanmış; avukat, bürokrat, çiftçi, doktor, eski milletvekili, subay, mühendis, gazeteci, öğretim üyesi, iktisatçı, eczacı, işçi, fabrikatör, müftü, vaiz, veteriner ve kimyager yer almaktadır. (Cumhuriyet Gazetesi, 1950)

Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Parti seçim günü yaklaştıkça bir dizi çalışmalar yapmışlardır. İlk olarak Cumhuriyet Halk Partisi, Toprak Kanunu ve Af Kanunu ile ilgili tadillere gidilmiş ve çiftçilere Amerika Birleşik Devletlerinden getirilen traktörler tevzi edilmiştir. Bununla beraber devlet memurlarına vergi indirimi ve ikramiye tadilleri yapılmıştır. Demokrat Parti tarafına baktığımızda ise parti yetkilileri her uygun zamanda milletin iradesine vurgu yapılarak aksi durumun ülkeyi kargaşa sürükleyeceği açıklaması yapılmıştır. (Cumhuriyet Gazetesi, 1950)

Yürürlüğe giren yeni seçim kanunuyla şu yenilikle gelmiştir; minimum 5 ilden aday gösteren siyasi partilerin radyo imkânından yararlanabilmesi devlet memurlarının, askerlerin ve milletvekillerinin görevlerini ifa ettikleri yerdeki seçim bölgesinde seçim kurullarına seçilememesi. Aynı zamanda bağımsız adayların ve siyasi partilerin sandıkların çevresinde gözlemci bulundurabilmeleri kapalı yerde oyların kullanılabilmesi, seçim neticesinin hızlı bir şekilde açıklanması, oy pusulalarını Sulh Hukuk Mahkemelerinde güvenliğinin sağlanması ve Yüksek Seçim Kurulu’nun yahut Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin talebi olmadan nakledilememesi gibi yenilikler getirilmiştir. (OLGUN 2011)

Cumhuriyet Halk Partisi, seçim hazırlıklarına henüz seçim hükmü alınmadan evvel 1946 yılında başlamış ve 1950 seçimlerini kazanabilmek adına ilk olarak 19 Ağustos 1949 tarihimde “Parti çalışmalarıyla halkın hoşnutluğunu cezbedici hükümet tedbirlerini ahenkleştirmek ve planlamak amacıyla” alt bir kurul kurulması hükmü vermiştir. Bununla beraber vatandaşın gereksinimlerini temin edilmesi kapsamında vatandaşlara kredi imkânı, tohumluklar verilmesi gibi kısa süreli tedbirler hedeflenmiştir. (OLGUN 2011)

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde seçim kararı alındıktan sonra Demokrat Parti de seçim tanıtımlarına başlayarak açık ve kapalı toplantılar yapmış aynı zamanda kırsal alanlara da önem vermiştir. Demokrat Parti, seçimlerin gönül rahatlığıyla ve emniyetli yapılmasının sağlanmasını temel almış ve seçimlerin galibi olmak için de gayret sarf etmiştir. Millet Partisi ise 14 Mayıs 1950 seçimlerinde 22 ilde 205 aday göstererek katılım sağlamıştır ve yarışım başında muhalefeti kabullenmiştir. (OLGUN 2011)

22 yaşını dolduran vatandaşlar 14 Mayıs 1950 tarihinde sandığa giderek oylarını kullandılar. 15 Mayıs’tan beri seçim sonuçlarıyla ilgili bilgiler gazetelerde yayımlanıyordu. 25 Mayıs’ta da Adalet Bakanlığı Seçim Bürosu resmi sonuçları açıkladı. Sonuçlara göre Demokrat Parti 406, Cumhuriyet Halk Partisi ise sadece 69 milletvekili kazanabilmiştir. Böylece DP, CHP’nin 27 yıllık iktidarına son vermiştir. (TURP 2018)

Tablo 1: Seçim Sonuçları (Cumhuriyet Gazetesi 1950)

Parti Oy Miktarı Milletvekili
DP 4.242.831 408
CHP 3.165.096 69
MP 240.209 1
Bağımsız 267.955 9

 

  1. 1954 Seçimleri

2 Mayıs 1954 tarihindeki milletvekili seçimleri, Türk demokrasi tarihi bakımından mühim ilklerin gerçekleştiği seçimdir. İktidar ve muhalefetin kurumsallaşma çabası ve propaganda tarzlarındaki değişim gelecek seçim süreçlerini de etkilemesi bakımında önem arz etmektedir. Baktığımız zaman 1954 seçimleri, Demokrat Parti’nin iktidar olarak seçime ilk ve mühim başarı elde ettiği bir seçim olmuştur. Çünkü 1950 seçimlerinde seçmenler Cumhuriyet Halk Partisi’nin uygulamış olduğu politikaları ve ülkedeki bir takım sorunların ortaya çıkmasıyla Demokrat Parti’ye yönelmişlerdir. Bu bağlamda seçmenin Cumhuriyet Halk Partisini tercih etmeme hareketi söz konusudur dolayısıyla Demokrat Partisinin 1950 seçimlerinde iktidar olması büyük bir başarı olarak nitelendirilememiş. 1954 seçimleri ise iktidar ve muhalefet partilerinin seçim uygulamalarını gördükleri rekabetin hissedildiği seçim olmuştur.

1950 seçimlerinde iktidar olan Demokrat Parti, tarım makinelerinde ve araçlarında büyük artışlar görülmesinde etkili politikalar uygulamıştı. Bununla beraber tarım için iklim koşullarının da elverişli olması tarımda önceki dönemlere nazaran üretim noktasında artışlar yaşanmasında etkili oldu. Sanayi sektöründe uygulanan politikalar sayesinde şeker ve çimento sanayinde gelişmeler yaşanmış, ülke ekonomisindeki pozitif hava vatandaşlar huzurunda da güzel tepkilere yol açmış ayrıca sağlık, eğitim ve ulaştırma hususunda da uygun çalışmalar gerçekleştirilmiştir. 1950 seçimleri, Cumhuriyet Halk Partisi için büyük bir hata olduğunu ve 1954 seçimlerinde bu hatanın giderileceğini düşünüyordu. İlk kez muhalefet partisi olarak seçimlere katılacak olan CHP strateji geliştirmek zorundaydı.

Seçim yasasında değişiklikler sunan kanun tasarısı Şubat ayında TBMM’de görüşüldü. Cumhuriyet Halk Partisi, özellikle nüfusu çok olan yerlerde seçimlerin nispi temsil sisteminin aktif olması gerektiğini belirtiyordu. İstanbul’da çoğunluk sisteminin var olması nedeniyle seçmenler Demokrat Parti’ye verdikleri için Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili çıkaramıyordu. Mart ayının 12’sine kadar TBMM’den 50 yasa çıkarıldı ve bütçe, yabancı sermayeyi teşvik ve seçim mevzuatlarında tadiller sunan yasalar ön plandaydı. CHP, çıkarılan bu yasalar çerçevesinde eleştirilere sunarak iktidara karşı bir strateji belirlemişti. (TOKER 1991)

Türkiye’deki bütün seçim sonuçları kıyaslandığında 1954 Seçimlerinin, %58 oy oranı ile bir partinin aldığı en yüksek seçim olmuştur. Demokrat Parti genel seçimlerde göstermiş olduğu başarıyı aynı zamanda yıl içerinde yerel ve muhtarlık seçimlerinde de sergilemiştir. Demokrat Parti bu sürecin akabinde siyasi gücünü daha da etkili kullanmaya başlamıştır. (YILMAZ, 2010)

Muhalefet partinin de talepleriyle; seçmen kütüklerinin detaylandırılması ve listeden kopya hazırlanıp siyasi partilere tevdi edilmesi ve Yüksek Seçim Kurulu’nun kuruluşu gibi hususlarda yenilikler gündeme gelmiştir. Ayrıca seçimlerde aday olmak isteyen devlet memurları için 6 ay önceden istifa koşulu getirilmiştir. (KAYA 2018b)

Millet Partisinin kapatılması sonrası Cumhuriyetçi Milleti Partisi kurulmuş ve 1954 genel seçimlerinde arka plandan ittifak kurarak Cumhuriyet Halk Partisi’ne seçim sürecinde desteğini bildirmiştir.(AHMAD 2010) İlk seçim beyannamesi de Cumhuriyet Halk Partisi tarafından duyurulmuştur. İç politikada halkın özgürlük haklarının genişletilmesinden bahsederken dış politikada ise müttefik devletlerle müştereken politikalar yürütebileceğini belirtmiştir. (Yeni İstanbul: 19 Nisan 1954) Demokrat Parti ise seçim beyannamesi yayınlamamayı tercih etmiştir. Demokrat Parti’nin kurucusu Cumhurbaşkanı Celal Bayar ise partinin iddialarını destekleyen beyanlarda bulunmuştur. (KAYA 2018b)

CHP genel başkanı İsmet İnönü, iktidarı ekonomik hayatın olumsuzluğuna vurgu yaparak İzmir ve Balıkesir konuşmalarında eleştirmiş ve bu sorunun çözülebileceğini de dile getirmiştir. İsmet İnönü ayrıca, DP yönetiminde çıkarılan Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu ve Petrol Kanunun Türkiye’ye yönelik bir kapitülasyon görüntüsü sunan değişiklikler olarak görmüş ve bu çerçevede hükümeti yargılamıştır. (KAYA 2018b)

Tarihler 30 Haziran 1954 tarihi gösterdiğinde, toplanan TBMM Milletvekili Seçim Kanununda değişiklik yapmıştır. (TBMM 1954) Bununla beraber yine 1954 tarihinde gerçekleştirilen Muhtar ve İhtiyar Heyeti seçiminde Demokrat Parti 33 bin, Cumhuriyet Halk Partisi ise 7 bin muhtar çıkarabilmiştir. İkinci iktidar dönemini yaşayan Demokrat Parti, başta ekonomik sorunlar olmak üzere uyguladığı siyasi politikaları da dönemin şartlarına göre değişmeye başlamıştır. Yaşadığı problemler hasebiyle muhalefet partileriyle birlik olmaya karar vermiş fakat Cumhuriyet Halk Partisi bu birlik kararından daha sonra vazgeçmiştir. (ERYILMAZ 2019)

2 Mayıs 1954 tarihinde genel seçim liste usulü çoğunluk sistemi uygulanarak gerçekleştirildi. Demokrat Parti bir önceki seçime kıyasla oy oranını arttırarak 503 ve Cumhuriyet Halk Partisi ise oy oranını azaltarak 31 milletvekili çıkartabilmiştir. (ERYILMAZ 2019) 14 Mayıs 1954 tarihinde ise 10. Dönem 1. Yasama yılı başlamıştır. Celal Bayar Cumhurbaşkanı, Refik Koraltan da Meclis Başkanı seçilmiştir. Cumhurbaşkanı, Adnan Menderes’e hükümet kurma görevini vermiş ve 24 Mayıs 1954 tarihinde güven oylamasıyla Menderes görevine başlamıştır. (TBMM 1954)

Tablo 2: 2 Mayıs 1954 Genel seçimleri (TBMM 1954)

(Seçim Sistemi: Tek Turlu, Listeli, Basit Çoğunluk )

Parti Oy Miktarı Milletvekili Sayısı
DP 5.313.659 503
CHP 3.193.471 31
CMP 480.249 5
İşçi Partisi 910 0
Köylü Partisi 50.935 0
Bağımsızlar 56.393 0

 

Demokrat Parti, halktan aldığı yoğun destekle seçimi kazanmış akabinde halka olan vaatlerini yerine getirmeyi önem arz ederek bir politika izlemiştir. Demokrat Partisi’nin kurucularından Refik Koraltan, yurt içi gezilerinde vatandaşa karşı beyanlarında, vatandaşın dirlik ve güvenliğini temin edilmesini öncelik verileceğini vurgulamıştır. Bununla beraber kendi dönemlerinde iç ve dış politikalarında huzur ve esenliğin sağlanması, kalkınma ve büyümenin devam ettirilmesi gerektiğini birçok defa konuşmalarında yer vererek vatandaşa mesaj veriyordu. Bu bağlam Koraltan, sunduğu çalışmalar ve gayretiyle birlikte Demokrat Parti’nin tarihinde başarılı bir konumda yerini almıştır. (HAYTA and KIRIŞ YILDIRIM 2020)

 

  1. 1957 Seçimleri

Demokrat Parti 1954 seçimlerinden sonra muhalefet partilerle ve ekonomik sorunlarla mücadele etmeye devam etmiştir. Bu bağlamda DP, lehine olacağı düşüncesiyle genel seçimleri erkene alma kararı vermiş ayrıca muhalefet partilerin anlaşarak teşrikimesai yapmasını engellemek için seçim kanununda değişiklik yapmıştır. (ATAYAKUL 2007) Türkiye Büyük Millet Meclisi 11 Eylül 1957 günündeki birleşimiyle Esas Teşkilât Kanununun 25’nci maddesini tatbik ederek TBMM seçiminin yenilenmesine karar vermişti. (TBMM 1957) Seçim kanununda yapılan değişikliklerin neticesinde muhalefet partilerinin karma liste yapmasını engel oluyordu. Haliyle bu değişikliğe karşı tepkiler dinmiyordu.

Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyetçi Milliyet Partisi ve Demokrat Partisi’nden ayrılan muhaliflerce kurulan Hürriyet Partisi, gerek seçim kanunu gerekse seçim sistemiyle ilgili şikâyetlerini müştereken tebliğ usulüyle yayınlamış ve seçimi kazanmaları halinde demokrasinin belirlediği uygun kriterler çerçevesinde Anayasa’da değişikliğe gideceklerini bildirmişlerdir. Seçim tarihinde yapılan yolsuzluk ve radyoda yayınlanan seçim sonuçları kanuna muhalif düştüğü için birçok ilde itiraza gidilmiştir. Gündemden düşmeyen usulsüzlük haberleri iktidar partisinin meşruiyetine gölge düşürmüştür. (ATAYAKUL 2007)

Muhalefet partileri, seçim yasasıyla ilgili talepleri bulunmaktaydı: 1954 yılı akabinde yapılan tadillerin kaldırılmasının doğru olacağı ve 1950 yılındaki sisteme geri dönülmesi gerektiğini dile getirmişlerdir. 4. Menderes hükümetinin de seçim yasasının, 1954 yılı önceki durumuna döndürüleceği vaatleri arasında yer alıyordu dahası bu hususla ilgili TBMM’de kanun tasarısı sunulmuş fakat iktidar partisi daha sonra tasarıyı geri çekerek yasa değişikliğinin ertelenmesine yol açmıştı. (ATAYAKUL 2007)

Seçim sisteminin adaletsizliğini ortaya çıkan şu durum vaziyeti açık bir şekilde göstermektedir: 1954 yılındaki seçimlerde Demokrat Partisi’ne verilen her on bin oydan bir adet milletvekili çıkarmıştır. Hâlbuki Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyetçi Milliyet Partisi’nin bir adet milletvekili çıkarabilmesi için yüz bin oy alması gerekmiştir. Bir diğer adaletsizlik ise seçim bölgelerindeki durumdan kaynaklanıyordu: yüz elli bin oy alıp TBMM’ne giremeyen fakat on bin oy alıp TBMM’ne girip seçimi kazananlar da bulunuyordu. Hülasa, muhalefet partileri de doğal olarak bu durumdan yakınıyorlardı. (ATAYAKUL 2007)

TBMM 11.dönem milletvekillerini belirleyen 27 Ekim 1957 seçimlerinin, adaletli olmadığı yönündeki eleştiriler gündem konusu oldu. Bu eleştirinin nedeni ise kuşkusuz DP’nin muhalefet partilerinden daha az oy almasına rağmen 424 milletvekili çıkartarak iktidar kalmaya devam etmesidir. Adalet Bakanlığı’nın açıklamış olduğu resmi sonuçlara göre: DP 44 ilde bütün olarak, 3 ilde CHP ile müşterek olmak üzere 424, CHP 18 ilde bütün olarak, 3 ilde DP ile müşterek olmak üzere 178 milletvekili çıkarmıştır. (ATAYAKUL 2007)

Tablo 3: 27 Ekim 1957 Genel seçimleri (Yüksek Seçim Kurulu)

Partiler Oy Miktarı Milletvekili Sayısı
DP 4.497.811 424
CHP 3.825.267 178
CMP 604.087 4
HP 321.471 4
Bağımsızlar 1.850 0
VP 463 0

 

27 Ekim 1957 seçimlerinin sonuçlarıyla birlikte, liste usulü basit çoğunluk sisteminin aksak ve yetersiz olduğu bariz ortaya çıkmıştır. Oluşan bu tablo nedeniyle Demokrat Parti için “azınlık iktidar” benzetmesi yapılmıştır. (KAYA, 2018)

İktidar olan DP’nin oy kaybetmesi ve muhalefet partilerin güç kazanması nedeniyle 1957 seçimleri sonrası siyasi bir devinime neden olmuştur. Muhalefet tarafından birçok defa usulsüzlük iddiasında bulunulmuştu bu durumda DP’ye karşı bir güvensizlik oluşturdu. Seçimlere müteakip gelişen olaylar neticesinde DP’nin iştirak etmiş olduğu son seçimler olmuştur. (BATMAZ 2004)

KAYNAKÇA

AHMAD, Feroz. 2010. “Demokrasi Sürecinde Türkiye (1945-1980).”

Akandere, Osman. 2009. “1946 GENEL SEÇİMLERİ VE SONUÇLARI ÜZERİNDE İKTİDAR VE MUHALEFET PARTİLERİ ARASINDA YAPILAN TARTIŞMALAR.” Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 437–64. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/994186.

ATAYAKUL, Alev Fatma. 2007. “TÜRKİYE’DE DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİNDE GENEL SEÇİMLER.” T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI – YÜKSEK LİSANS TEZİ. http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/42702.pdf.

BATMAZ, Dilek. 2004. “TÜRKİYE’DE ÇOK PARTİLİ DÖNEMDE SEÇİMLER (1946-1960.” Yüksek Lisans Tezi.

Cumhuriyet Gazetesi. 1950. “Cumhuriyet,” 1950.

“DÜNYADA SEÇİM SİSTEMLERİ.” 2020. TBMM ARAŞTIRMA HİZMETLERİ BAŞKANLIĞI YAYINLARI DÜNYADA SEÇİM SİSTEMLER. https://www.tbmm.gov.tr/yayinlar/dunya_secim_sistemleri.pdf.

Eraslan, Cezmi. 2002. “‘Atatürk’ten Sonra Türkiye’nin İç Politikası’,.” Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, C.II, Ankara, ATAM Yay., 519-643.

ERER, Tekin. 1966. “Türkiye’de Parti Kavgaları,.” Ticaret Postası Matbaası, İstanbul.

ERYILMAZ, Gökhan Hamza. 2019. “Türkiye’de 1954-57 Dönemi İktidar-Muhalefet İlişkileri.” Nişantaşı Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. https://www.nisantasi.edu.tr/dosyalar/duyurular/2019-2020/7-1-_kopya.pdf#page=78.

HAYTA, Necdet, and Özlem KIRIŞ YILDIRIM. 2020. “DEMOKRAT PARTİ İKTİDARININ İLK DÖNEMİ VE REFİK KORALTAN (1950-1954).” Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi Sayı: 67. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1478955.

KARADENİZ, Yeşim. 2018. “ÇOK PARTİLİ SİYASAL HAYATIN DÖNÜM NOKTASI: 1950 SEÇİMLERİ.” Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. http://busbed.bingol.edu.tr/tr/download/article-file/557638.

KARPAT, Kemal. 1996. “Türk Demokrasi Tarihi, Sosyal, Ekonomik, Kültürel Temeller.” Afa Yayınları, 102.

KAYA, Yakup. 2018a. “1957 GENEL SEÇİMLERİNİN TÜRK SİYASİ YAŞAMINA YANSIMALARI.” ULUSLARARASI TARİH ve SOSYAL ARAŞTIRMALAR DERGİSİ. http://www.tarihinpesinde.com/dergimiz/sayi20/M20_24.pdf.

———. 2018b. “Türk Siyasal Yaşamında 1954 Genel Seçimleri.” İNSAN VE TOPLUM BİLİMLERİ ARAŞTIRMALARI DERGİSİ. http://www.itobiad.com/tr/download/article-file/545547.

KAYIS, Yasin. 2008. “1946 BELEDİYE SEÇİMLERİ VE BASIN.” https://ataturkilkeleri.deu.edu.tr/ai/uploaded_files/file/dergi 16-17/22_yasin_kayis.pdf.

Kurulu, Yüksek Seçim. 2020. “1950-1977 Yılları Arasında Yapılan Milletvekili Genel Seçimleri.” https://www.ysk.gov.tr/tr/1950-1977-yillari-arasi-milletvekili-genel-secimleri/3007.

OLGUN, Kenan. 2011. “TÜRKİYE’DE CUMHURİYETİN İLANINDAN 1950’YE GENEL SEÇİM UYGULAMALARI.” Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. https://dergipark.org.tr/en/pub/aamd/issue/44070/543003.

ÖZBUDUN, Ergun. 1995. “SEÇÎM SİSTEMLERİ VE TÜRKİYE.” Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/629587.

ÖZENÇ, Berke DR. 2019. “TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE BİR DÖNÜM NOKTASI OLARAK 1946 SEÇİMLERİ.” https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/863668.

ÖZGÜL, Bülent. 2002. “Seçim ve Seçim Sistemleri, Türkiye’deki Seçim Sistemi Uygulamaları ve Bir Model Önerisi.” SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi.

T.C. Resmi Gazete. 1946. “Devlet Memurları Aylıklarının Tevıhit ve Teadülüne Dair Olan 3656 Saydı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkındaki 4598 Sayılı Kanuna Ek Kanuni.” https://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/6326.pdf.

TBMM. 1954. “10. Dönem TBMM Tutanak Dergisi.” https://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d10/c001/tbmm10001001.pdf.

———. 1957. “Resmî Gazete, 11 Eylül, Karar No: 2084.”

TOKER, Metin. 1991. “DP‟nin Altın Yılları 1950-1954.” Bilgi Yayınevi 2.Basım.

TUNCER, Erol. 2008. 1946 Seçimleri. TESAV. Ankara.

TÜRK Sami Hikmet Prof. Dr. 1996. “Türkiye ve Avrupa Seçim Sistemleri.” Friedrich Ebert Vakfı, 7.

TURP, Muharrem. 2018. “TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE BİR MİHENK TAŞI: BASINDA 1950 SEÇİMLERİ.” Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi.

TÜSİAD. 2001. “Seçim Sistemi ve Siyasi Partiler Araştırması Ana Rapor.”

VikiPedia. 2019. “Liste Usulü Çoğunluk Seçim Sistemi.” https://tr.wikipedia.org/wiki/Liste_usulü_çoğunluk_seçim_sistemi.

“Yeni İstanbul: 19 Nisan.” 1954, 1954.

YILMAZ, Ensar. 2010a. “1946 SEÇİMLERİNDE ÖNE ÇIKAN BAZI HUSUSLAR.” ODÜ Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi (ODÜSOBİAD). https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/273530.

———. 2010b. “1954 SEÇİMLERİNİN ÖNEMİ, ÖNE ÇIKAN ÖZELLİKLERİ VE SİYASİ SONUÇLARI.” E-Journal of New World Sciences Academ. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/186769.

YSK. 2020. “YSK Tarihçe.” https://www.ysk.gov.tr/tr/tarihce/1510.

YÜCEL, Serhan M. 2001. “Demokrat Parti.” Ülke Kitapları.

YÜZBAŞIOĞLU, Necmi. 2011. “TÜRKİYE’DE UYGULANAN SEÇİM SİSTEMLERİ VE BUNLARA İLİŞKİN ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARINA GÖRE NASIL BİR SEÇİM SİSTEMİ.” Journal of Istanbul University Law Faculty , 55 (1-2), 103–50.

 

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.