WWE ’13 – Oyun İncelemesi

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Oy Kullanılmamış)
Loading...
 
Amerikan güreşi, yurt dışında inanılmaz derecede reyting alan bir spor dalı. WWE ise şova dayalı bir kuruluş. Ülkemizde de eski zamanlardan beri çok tutulmuş durumda. Dizi niteliğinde hikayelerle birlikte güreş tutkunlarını hayran bırakan sahnelerle, (her ne kadar sahte ve eğlenceye dayalı bir güreş olsada) izlenme oranının bir hayli yüksek olduğunu kimse inkar edemez sanırım. Güreş oyunlarına baktığımızda ise, her yıl THQ çatısı altında geleneksel haline gelen WWE oyunları, yine bu yıl serinin en gerçekçi oyunu olarak gösterilen WWE’13 ile birlikte bizleri yeniden ringlere çağırıyor. Bakalım THQ firması önceki oyunlardan sonra seriyi ne kadar ileriye taşımış…

It’s Clobberin’ Timeeeeeee! 
WWE ’13’ün ana menüsünde dolaştığımız an itibari ile her sene olduğu gibi yeni yapımın yine zengin içeriklere sahip olduğunu görüyoruz. 1’e 1, 2’ye 2 maçlar haricinde kafes maçları, Royal Rumble, Submission ve Extreme Rules gibi klasik maçlar yapabiliyoruz. Ayrıca bu sene 3 tane yeni maç çeşidi eklenmiş. Bunlar, yıllardır beklenen I Quit Match, Special Guest Referee ve en son karşımıza SVR 2009 oyununda çıkan King Of The Ring turnuvası da serinin yeni oyuna dahil olmuş. Zaten oldukça zengin bir içeriğe sahip olan oyun, bu yeni maç içerikleri ile birlikte eğlence sayısını iki katına çıkarmış ve işin absürd boyutuna ulaşmış.

Let’s Go Cena, Cena SUCKS!
Oyun modlarına baktığımızda ise, önceki yıllardaki Road To Wrestlemania modu kalkmış ve yerine, belki de en çok beklenilen Attitude Era modu eklenmiş. Eski güreş severler bilir, 1998 ve 2002 yıllar arası Attitude Era dönemi başlamış, ve o zamanların en önemli parçalarından olan The Rock ve Steve Austin gibi güreşçilerin akıl almaz rekabetleri boy göstermişti. Artık WWE ‘13 ile birlikte Attitude Era dönemini tekrardan yaşayacağız. Atttidute Era moduna girdiğimizde, bizleri D-Generation X, “Stone Cold” Steve Austin, Mick Foley, The Rock, Bret Hart, Kane ve the Undertaker gibi ana senaryolar ile karşılaşıyoruz. Tabii ondan sonra Wrestlemania’ya kadar yolunuz var. Ama İlk önce D-Generation ile başlayıp sonra kilitli olan diğer senaryoları açmaya çalışmanız gerekecek.

Peki bu senaryoları nasıl açabilirsiniz? Örnek olarak diyelim ki senaryo gereği Shawn Micheals’ı seçip, Bret Hard ile maç yapıyorsunuz. Maç esnasında select tuşuna basarsanız, orada yapmanız gerekenler çıkıyor ve siz de onları harfiyen yerine getirmeye çalışıyorsunuz. Bu şekilde, sıra sıra en tepeye ulaşıyorsunuz. Şunu da belirtmeliyim, her maç için 1 veya 2 tane bonus görev çıkıyor. Onları da yerine getirirseniz, yeni güreşçiler veya açılabilir kıyafetler gibi çeşit çeşit bonuslar kazanabiliyorsunuz. 100 tane açılabilir içerik olduğunu düşünürsek, biraz dişinizi sıkmanız gerekebilir.

Daha oyun modlarının bittiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. SVR 2011 ile birlikte gelen WWE Universe modunun 3.0 versiyonu WWE 13’ile birlikte gelişmiş bir şekilde geri dönüyor. Sezon modu olarak adlandırabileceğiniz bu mod, önceki senelere göre daha da çeşitlenmiş. Haftalık Raw, Smackdown, WWE Superstars gibi şovların maçlarını kendiniz ayarlayabilir, istediğiniz gibi maç türü yaratabilirsiniz. Her güreşçinin bir dostu ve düşmanı var. Bunları siz kendiniz şekillendirebiliyorsunuz. Artık sezon modunun ara sahnelerine yeni bir özellik eklenmiş. Diyelim siz maçı kazandınız ve rakibiniz yanınıza geliyor. Oyun, size üç seçenek veriyor; ya rakibinizin elini sıkacaksınız, ya direk ringi terk edeceksiniz veya karşınızdaki güreşçiye dayak atacaksınız. Bunun gibi seçimler, sezon moduna gayet güzel bir hava katmış .

Oyun modlarına son noktayı koymadan önce, Create a Arena gelişmiş bir şekilde tekrar seriye geri dönüyor. Artık sadece ringin etrafını değil, ringe giriş yerlerini bile istediğimiz gibi ayarlayabiliyoruz. THQ özgürlük konusunda yine oyunculara güzel yenilikler sunmuş. Logo tasarlama, güreşçi yaratma, gibi en ince detaylara kadar inen firmanın yine başarılı bir iş yaptığını rahatlıkla söyleyebilirim.True Best In The World!
Bu yıl WWE’13 ile birlikte seride önemli değişiklikler var. Bunlardan bir tanesi WWE LIVE özelliği. Bu sistem ring içindeyken gerçekçi maç atmosferini oluşmasına yarıyor. Oyunun ses efektleri ciddi bir şekilde değişime uğramış. Özellikle seyirci sesleri ve tezahüratları çok gerçekçi olmuş. Ayrıca, fizik motoru çok iyi bir şekilde çalışıyor. Anonsör masasına rakip güreşçiyi koyup, ringin üstüne çıkıp atlarsanız ne demek istediğimi çok iyi anlarsınız…

Yapımın grafiklerine değinecek olursak, önceki oyuna göre grafiklerin daha temiz ve daha canlı olduğunu söyleyebilirim. Ring içindeyken, atmosfer gayet iyi. Bir de seyirci ses efektlerini ekleyecek olursak karşımıza çok gerçekçi bir görüntü çıkıyor. Karakter modellemelerinde bu sene THQ dersine iyi çalışmış diyebilirim. Fakat WWE’13 bu kadar özelliğe rağmen maalesef kusursuz değil. Oyunda gözle görünen ciddi hatalar mevcut. Ayrıca online seçeneklerinde yine gecikmeler ortaya çıkıyor. THQ’nun bu tip sorunları ortadan kaldırmak için acilen bir yama çıkartması gerek.

WWE’13’ün animasyonları için, yine geçen yıla göre değerlendirme yaparsak, hareketlerin daha akıcı ve odunluktan yoksun olduğunu söyleyebilirim. Yani bu sefer tam istendiği gibi hareketler akıcı ve gerçekçi olmuş. Tabii ki oyundaki hareketlerin daha akıcı olmasının en büyük etkisi Predator Technology’nin gelişmiş versiyonunu kullanılması.

Kontroller ise WWE 12’den farklı değil. Yine X tuşu ile rakibimizi kavrayıp, X tuşuna ve gerekli yön tuşlarına basarak kolayca hareketlerimizi yapıyoruz. Eğer siz de WWE 12’nin kontrollerine alışıksanız, yeni yapımın kontroller açısından pek sıkıntı çekmeyeceksiniz.Kır belini adamım!
Hazır konu kontrollerden açmışken son olarak seriye yeni eklenen Spectacular Moments’lardan da bahsedelim. Bu özellikler ile birlikte, kafesin üstünden rakibinizi acımasız bir şekilde aşağıya atabilir, bariyerleri kırabilir, iki tane Super Heavyweight güreşçisini seçip ringi kırabilirsiniz. Bu olaylara WWE LIVE sistemi de devreye girdiğinde, sizi inanılmaz derecede havaya sokuyor.
WWE’13’e eklenen yeni bir özellik ise ”OMG”. Bu özelliğe sahip bir güreşçi seçerseniz, rakibinizi havadayken quick time events ile size sunulan tuşa doğru zamanda basarsanız rakibinizi, kendi bitirici hareketi ile saf dışı bırakabilirsiniz. Gerçekten görülmesi gereken özelliklerden birisi olmuş.

Online kısmına geçecek olursak, önceki yıllardan beri oyunun online kısımlarında yine donmalar, takılmalar ve lag’lar mevcut. Geçen yıla göre sunucular biraz daha hızlı ama kesinlikle yeterli seviyede değil. Bir yama çıkartılana kadar sorunlar ile başa çıkmak zorundasınız. Neden hala firma önlemini almıyor, bunu anlamak oldukça güç.

WWE 13’te Attitude Era güreşçileri ve DLC’ler ile birlikte toplamda 103 tane güreşçi mevcut. Önceki yıla göre bir hayli fazla olan güreşçi sayısı, gayet yeterli bir miktara ulaşmış. Yazımın sonlarına geçerken kısa bir değerlendirme yaparsak, WWE ‘13 kesinlikle serinin en iyi oyunu olmuş. Yine oyunda gözle görünen hatalar mevcut, fakat geçen senelere göre daha çok gelişmiş oyun motoru, atmosfer, sesler ve dolu dolu içerik ile birlikte yeni yapım, seriye farklı bir ivme kazandıracak gibi. Kesinlikle bütün oyun ve güreş severlerinin edinmesi gereken oyunlardan bir tanesi.

merlininkazanı

 
 

Yorum Yapın